7 Temmuz 2015 Salı

Hobbit Köyü Giethoorn

Haftasonu havanın 35 dereceleri göstermesi ile Amsterdamlılar kendilerini şehir dışına ve parklara attılar. Biz de fotoğraflarını görüp hayran kaldığımız, içinde yol olmayan ve teknelerle ulaşım sağlanan Giethoorn köyünü ziyaret etmeye karar verdik. 
Burası "Kuzeyin Venedik'i" olarak da bilinen, ulaşımın sadece kanallar arasında botlarla yapıldığı ve son yıllarda bisiklet yolu da eklenen ufak yemyeşil bir köy. Köyün araba yollarının olduğu yerleşim kısmı da var ama turist olarak görmemiz gereken kısım orası değil. Ufak ufak 175 civarı ahşap köprü var ve bunlar genelde ev sahiplerine ait. Evlerin neredeyse hepsinin çatıları sazdan. 

Nasıl gidilir?
Giethoorn'a Amsterdam'dan tren ve sonrasında otobüse binerek 3 saatlik bir yolculuk sonrası ulaşmanız mümkün, bu yolculuk ortalama 45-50 eur civarı tutuyor. Araba ile ise 1,5 saatte ulaşabilirsiniz ve araba kiralamak eğer 4-5 kişiyseniz kişi başı 25 eur civarına gelecektir. Google Map'te Giethoorn'u aratırken "Hollands Venetie" yazarak aratın yoksa sizi Giethoorn Noord tarafına yönlendirecektir ve burası yukarıda bahsettiğim turistik olmayan kısım. 
Köyün içinde nasıl gezilir? Arabanızla da gitseniz, otobüsle de gitseniz aynı yerde inip köyün iç kısmına yürümeniz gerekiyor. Bot ile gezmek olmazsa olmaz. Bisiklet de kiralayabilirsiniz ancak yolların çok dar olduğunu ve insanların da yürüdüğünü unutmayın. Bence burası bisikletle gezmek için ideal olmayan bir köy. 

Nerede kalınır?
Aslında köyü günübirlik gezmeniz yeterli olacaktır. Yine de kalmak isterseniz B&B'lere (yani fotoğraflarını da gördüğünüz bu güzel evlerde) yada prefabrik tarzı konaklama yerlerine bakabilirsiniz. Ayrıca kamp ve karavan alanları da var.

Nereleri görmeli?
Burada görülecek şey köyün kendisi. Daracık sokakları arasında yürüyüp doğasına ve evlerine aşık olup, yorulunca da kanal kenarlarında ağaçların gölgesinde yatacağınız bir yer.
En zevklisi arkadaşlarınız ile bot kiralayıp kanal ve göllerde gezmek. Elektrikli botlar çoğunlukta ve kesinlikle bunlardan kiralayın, kullanması da çok kolay. Zaten maksimum hızda bile gitseniz baya yavaş gittiğinizi fark edeceksiniz ve herkesin sizin gibi acemi olduğunu unutmayın. Bota binerken yanımıza şarap, meyve, peynir, su gibi şeyler aldık ve bot ile gezerken yedik içtik. Bunları önceden alın çünkü Giethoorn'ın içinde market bulunmuyor.
Eğer ben bot kullanmaya cesaret edemem yada 2 kişi gittik bu nedenle bot kiralamak pahalı derseniz, bot turlarına katılmanızı öneririm. Bu turların 1 saatlik olanı kişi başı 6,50 eur. Kendi yiyecek içeceğinizi almanıza izin verilmiyor ancak su, kahve gibi şeyler servis ediyorlar. 
Botları online olarak da kiralayabiliyorsunuz. Biz botu çoğu turist gibi Zwaantje'den kiraladık ve saati 30 eur idi. Zaten otobüsten inince yada arabanızı park edince hemen önünüzdeki bot kiralama yeri. Ancak saati 15 eur civarı olan kiralama yerleri de gördüm. Farkı var mı, varsa nedir bilmiyorum o nedenle isterseniz önce köyde bir yürüyün, soruşturun sonra kiralayın. Ben aşağıda bir kaç adres yazdım. Sitelerin çoğu Hollandaca, "Bootverhuur" "Bot Kiralama" demek. Eğer Google Chrome kullanırsanız site açılınca sağ klik yaparak "Translate to English" seçeneği ile siteyi İngilizce görüntüleme şansınız olur.
Ne yenir içilir?
Kanal kenarlarındaki restoranlarda oturup yiyip içmenizi öneririm. Yemek olarak çok lezzetli şeyler beklemeyin derim. Fratelli, Fanfare, 't Vonder, 't Acherhuus kanal kenarındaki restoranlar. Dondurma için Geythorn, göl manzarası için Smit's Paviljoen, pancake ve krep için de Pannenkoekenhuis Jantje'ye gidebilirsiniz.

Herkese iyi eğlenceler dileyip bikini ve güneş kreminizi unutmayın diyorum :)

Fotoğrafların üstüne tıklayıp büyük hallerini görebilirsiniz.



Devamını oku »