11 Mart 2016 Cuma

Amsterdam'ın En İyi Coffeeshopları

Hollanda'da hafif uyuşturucular yasal ve coffeeshop adı altındaki kafelerde satılıyor. Buralarda alkollü içecekler satılmıyor ve içeride tütün mamüllerinin de tüketilmesi yasak. Her coffeeshopun ürünlerinin de güvenli olmadığını belirtiyorum ve bu nedenle sizler için Amsterdam'ın en güvenilir ve meşhur coffeeshoplarını listeliyorum. Buyrun bakalım...
  1. The Bulldog: Amsterdam'ın en meşhuru. Hostel'i, hediye dükkanı, Leidseplein'deki "The Palace" yani saray denilen binası ve 4 tane coffeeshopu ile kesinlikle güvenilirliğinden şüphe duymayacağınız coffeeshop.
  2. Barney's: Öncelikle şunu söylemeliyim ki space kekinin tadı muhteşem. En büyük ve en kaliteli ot dağıtıcılarından biri. Barney's'in ürünleri o kadar iyi ve meşhur ki hediye dükkanlarının bazılarının önünde "Barney's'in ürünleri burada" gibi tabelalar görebilirsiniz. Adres: Haarlemmerstraat 102.
  3. De Dampkring: Ocean's 12 filminin bir sahnesinin burada çekilmesi ile meşhur coffeeshop. Güvenilir, kaliteli. Adres: Handboogstraat 29.
  4. Green House: 50 Cent, Rihanna, Lenny Kravitz, Snoop Dogg... kısacası ünlülerin coffeeshopu. Şubelerinin adreslerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
  5. Katsu: Evime yakınlığı, kaliteli ve etkili ürünleri, turistik yerlere göre daha uygun fiyatlı olması ile benim favorim olduğu için bu listeye koymak istedim. Benim ev yapımı, tadı damakta kalan ve süper etkili kekimin hikayesini de buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. De Pijp mahallesine uğrarsanız burayı es geçmeyin derim. 
Bunlar dışında Grey Area, Amnesia, Paradox ve Easy Times da güvenilir coffeeshoplar arasında. Sizin de deneyip beğendiğiniz coffeeshopları ve ürünlerini yorum olarak bırakırsanız süper olur. Son olarak kesinlikle sokak satıcılarından el altı uyuşturucu ürünler almayın! Hollanda'da üretilen otların etkin maddesi olan THC oranının, başka ülkelerdekilerden 2 veya 3 kat (otun çeşidine göre) fazla olduğunu unutmayın ve coffeeshoplardaki çalışanların tavsiyelerine kulak verin. İyi eğlenceler...
Devamını oku »

31 Aralık 2015 Perşembe

Oturdum Ellerimle, Sana Kek Yaptım...

Herkese mutlu bir yıl dileyerek yılın son yazısını yazmaya başlıyorum. İtiraf ediyorum, İstanbul'da lapa lapa yağan kar beni çok kıskandırdı. Bu kıskançlığı bastırmak için bu akşamki buradaki yılbaşı partisinin harika geçmesi için elimden geleni ardıma koymadım. Dünden beri okudum, coffeeshoplara gidip sordum ve sonunda hazırdım. Artık siz nasıl isimlendirirseniz; otlu kek, esrarlı kek, space kek, otlu browni, hash browni... İstanbul'u karı varsa bizim de esrarımız var.

Nasıl yapılıyormuş bu kekler diye soruyorsanız, cannabutter diye bir şey var ve bunu eklediğimiz her şey otlu veya esrarlı oluyor. Bu da isminden de anlaşılacağı gibi kekinize, kurabiyenize pişirirken koyacağınız yağ aslında. Yağın içine esrarı (cannabis) ekleyince oluyor sana cannabutter. Tabi bunu yapmak çok da kolay değil, zaman istiyor. Ben 2 buçuk saattir yapıyorum ve daha 1 buçuk saat tutabileceğim çünkü sonrasında keki pişirip partiye gitmem gerek. Ancak siz ne kadar uzun tutarsanız o kadar iyi, şöyle diyim 24 saate kadar yolu var. 

Peki neden "ne kadar uzun süre, o kadar iyi"? Uyuşturucuların içinde THC (tetrahydrocannabinol) var ve bu madde asıl kafamızı güzel yapan şey. Diğer ülkelerde marihuananın içindeki bu oran %7.5'ken, Hollanda'dakiler %15-18 arasındaymış ve haşlarda ise bu oran %19 oluyormuş. Yağı ne kadar uzun süre pişirirseniz bu THC ottan yağa o kadar çok geçebiliyor. 

Peki ne kadar esrar kullanmalı? Bu tamamen sizin alışkanlığınıza, ne kadar sık esrar içtiğinize ve de ne kadar kafa olmak istediğinize göre değişir. Ben ilk space kek yediğimde, ki herhalde 0.1-0.2 gram vardır içinde, tüm gece kustum, üşüdüm ve kafam iyi olmadı. Sadece çok kötü hastalandım. Bu olay tam 5 yıl önce bu gün yaşanmıştı :) Daha sonra 0.2 gramlık yedim sadece biraz daha fazla güldüm ama yine kafam güzel diyemezdim. Tabi ki de bu etkiler, kekin içine koydukları esrarın ne kadar kuvvetli olduğuna göre de değişir, çünkü space keki bazı coffeeshoplar haştan bazılar ise marihuanadan yapıyorlar. Ben bugün çok da risk almayıp kişi başı 0.25 gram düşecek kadar haş koydum. 

Nasıl pişireceğimize gelince... Yapmak istediğiniz kek yada kurabiyenin tarifindeki kadar yağı benmari usulü eriteceğiz. Kaynar suyu koyduğumuz kabı ocağa alıp altını en düşükte açıyoruz. Üstüne yağı koyduğumuz kabı yerleştiriyoruz ve kap kesinlikle kaynar suya değmesin. Yağ tamamen eriyince de otumuzu içine ekliyoruz. Artık ocak en kısıkta, beklemeye başlıyoruz. Saatte bir kere hafifçe karıştırsanız yeterli olacaktır. Alt kabın suyu bitmeye yakın oldukça tekrar kaynar su ekleyebilirsiniz. 

Şimdi sıra süzme işleminde. Tülbent yada kağıt kahve filtresi gibi bir şey ile yağın içindeki otu veya haşı süzüp kaba alabilirsiniz. Ben resimdeki gibi yaptım. Fazla yaptıysanız ve saklayacaksanız da buzdolabına koymadan önce biraz dışarda soğumaya bırakmayı unutmayın. Yağ donunca çok güzel yeşil bir renk alıyor. 

Bu arada benim browniler aşağıda, baya da güzel oldu sanki... Şimdiden iyi eğlenceler dilerken, bu yazıyı yazarken kendimi biraz Heisenberg gibi hissetmedim desem yalan olur. Mutlu Yıllar!

Devamını oku »