13 Ocak 2018 Cumartesi

2017 Yılında Nerelerdeydim?

Upuzun bir aradan sonra 2018 tatil planları yapılırken birden farkettim ne kadar uzun zamandır bloguma bir post yazmadığımı. 2017 yılı galiba benim işkolikliğe bir adım daha yaklaştığım ve bir kaç burn-out atlattığım yıl olarak kayıtlara geçti. Neyse, her sene yapmaya çalıştığım gibi yine 2017'de nerelere gittim not etmek istedim.
  • Ocak: 2017 gezilerine kısa bir Milano haftasonu ile başladık. Bu şehir için genelde pek iyi şeyler duymasam da ben çok sevdim. Haftasonu kaçıp güzel yemek yiyip, Como gölü ziyareti için süper bir adres. Rehberini bile yazmışım, daha ne olsun?
Como Gölü
  • Mart: Biraz Hollanda içi gezmişim. Günübirlik bir Delft gezisi... Eğer Hollanda ziyaretinizde zamanınız olursa uğrayın derim. Bence çok sevimli ve Hollanda tarihindeki en önemli şehirlerden biri. Yine mart ayı içinde Maastricht'i gezmeye gittik. Açıkcası Delft kadar sevdiğimi söyleyemeyeceğim.
  • Nisan: Kabul ediyorum, İtalya'yı çok seviyorum. Her tatil zamanı ilk aklıma İtalya geliyor. Nisan ayındaki Paskalya tatilini fırsat bilip yine yollara düştük ve Toskana gezisi yaptık. Üzüm bağları, vadileri, güneşi, güzel yemekleri ve İtalyan insanının misafirperverliği ile hayatımın en iyi tatillerinden biriydi diyebilirim. Bloguma yazmak istediğim rehberlerden biri...
St Petersburg
Toskana'da bir şarap mahzeni
  • Mayıs: Süper maceralı ve eğlenceli bir Rusya gezisi. Rus iş arkadaşım ile St Petersburg'tan başlayıp, şiddetle tavsiye ettiğim gece treni ile Moskava'ya geçtiğimiz, bol kahkahalı ve kültürlü bir geziydi. Spasibo, Tatiana!
  • Haziran: Kısa ama çok eğlenceli bir Brüksel, Brugge gezisi. Eğer siz de gidecekseniz Brugge, Brüksel ve Belçika çikolatası rehberlerime bir göz atın.
  • Ağustos: Kısa bir Bodrum tatili... Ege mutfağı, güzel müzikli gece hayatı, alabildiğine deniz ve güneş... Yaz gelse de yine gitsek...
Texel Adası
  • Eylül: Hollanda'nın kuzeybatısındaki adalardan en büyüğü olan Texel'da kamp yapmaya gittik. Çok ama çok eğlendik. Hatta kamp alışverişi yaparken eğlenmeye başladık. 2018 için daha ciddi kamp planları yapım aşamasında!
  • Ekim: Pek istemeyerek gittiğim Fransa'nın Lille şehri, beni utandırdı ve gezerken sürekli "Ay bu kafe ne kadar tarz, bu sokak harikaymış, şu binanın güzelliğine bak, bu şarap ne kadar güzel" gibi onlarca cümle kurdurttu. Biraz Fransız, biraz Felemenk bu güzel şehirde bir haftasonumu geçirdiğim için çok mutlu oldum. Bir de Ekim'de Hatay'a gidip karnımızı doyurup Amsterdam'a geri döndük.
  • Kasım: Sangria, tapas eşliğinde bol bol güldüğümüz, sarhoş bir şekilde sokaklarında ıslandığımız, bavulumuzu yeni cicilerimizle doldurduğumuz çok eğlenceli bir Barselona haftasonu.
  • Aralık: Kısa bir iş gezisi için de olsa Antwerp'e gittim. Trafiği berbat, kendisi güzel, kilisesi dillere destan bir şehir. Özellikle benim gittiğim gibi Noel öncesi Antwerp'teyseniz, şehre hayran kalacaksınız.
2018 çok daha değişik ve hareketli geçecek. Bir kaç gün sonra uzak ve uzun (2 hafta uzun mu gerçi bilemedim ama...) bir tatile gidiyoruz. Instagram'da takipte kalın derim... 

Herkese güzel anılar ve deneyimler biriktirireceği bir yıl diliyorum...

Beliz
Devamını oku »

26 Aralık 2016 Pazartesi

2016 Yılında Nerelerdeydim?

Bugün Noel'in ikinci günü. Hava karanlıkken ve yıl da biterken 2016 yılında nerelere gitmişim bir liste çıkartıyım dedim. Bu sene çalışmaya başlamamla beraber blogta çok aktif olamasam da gezmekten çok geri kaldığım söylenemez. Rehberi olanlar için ismine tıklayabilirsiniz.
Tromso'da...
  • Ocak: Tromso, Norveç. Kuzey Kutup Dairesi içinde doğanın harikası Kuzey Işıkları'nı görmeye gittik.
  • Şubat: Kuzey Kutbu'ndan dönüp bronşit olunca şubat ayında evden dışarı çıktığım söylenemez.
  • Mart: Mart sonundaki Paskalya tatilini fırsat bilip Hamburg ve Bremen'e gittik.
  • Nisan: Hollanda'da lale mevsimi olduğu için bisikletle Lisse tarafındaki lale tarlalarını ziyarete gittik. Geçen sene ise yine aynı yerdeki Keukenhof lale bahçesini ziyaret etmiştik.
  • Mayıs: Heidelberg, Würzburg, Bad Mergentheim, Rothenburg ob der Tauber, Dinkelsbühl, Augsburg, Münih, Füssen ve aralardaki ufak köylerden oluşan bir Güney Almanya turu yaptık. Bu yola Romantik Yol yada Romantik Tur deniliyor.
  • Haziran: Katanya, Taormina, Syracuse ve Palermo'dan oluşan bir Sicilya turu yaptık.
  • Temmuz: Nice, Cannes, Monaco ve çevresindeki Antibes, Eze, Mougins, St Paul de Vence gibi küçük kasabaları kapsayan bir Güney Fransa turu yaptık. 
  • Ağustos: Bisikletle Zaanse Schans gittik. 
  • Eylül: Rodos ve Göcek'te kısa bir yaz tatili yaptık. 
  • Ekim: Hamburg'ta bir haftasonu...
  • Kasım: Evde oturma zamanı...
  • Aralık: Brugge'e Noel pazarlarını görmeye gittik.
Bakalım 2017 bizi nerelere götürecek...
Devamını oku »

1 Haziran 2015 Pazartesi

Masal Şehir Brugge

Belçika'nın Ortaçağ'dan kalma şehri Brugge, veya Bruges. Bruges şehrin Fransızca ve İngilizce'deki ismi ancak şehir Belçika'nın Felemenk bölgesinde yer alıyor, bu nedenle Felemenk ismi olan Brugge demek bana daha doğru geliyor. 
Brugge küçücük bir şehir. Evleri, köprüleri, dükkanları da kendi gibi minik. Romantik ve tarih kokan bu şehri gezmeniz için 1 gün yeterli olacaktır. Gece konaklamak isterseniz de Cafe Rosa Red'in de bulunduğu Hotel Cordoeanier gibi şehrin içindeki butik oteller, B&B veya daha konforlu ve lüks olarak kanal kenarlarındaki otelleri tercih edebilirsiniz. 

Nasıl gidilir?
Brugge'e Brüksel'den 1,5 saatlik tren yolculuğu ile ulaşabilirsiniz. Trenler çok sık ve geç saatlere kadar var. Haftasonu bileti alırsanız fiyatları uygun oluyor. Biz Brüksel'den bu şekilde gittik ve önce yol üstündeki Gent'e uğradık (Gent rehberi için tıklayın). Şunu özellikle vurgulamak isterim haftasonu bileti alırken Brüksel-Brugge gidiş dönüş bileti aldığınızda arada Gent gibi bir durakta indi bindi yapmak isterseniz Brugge-Gent ve Gent-Brüksel şeklinde iki tane gidiş-dönüş bilet almanız gerekiyor. Kontrole denk gelmezseniz sıkıntı yok ama gelirseniz sorun olabilir ve bu şekilde almak fiyatı sadece 2 eur değiştiriyor. O nedenle ben riske atmayın derim, tabi tercih sizin. Neyse, Brugge Tren İstasyonu'ndan yürüyerek 10-15 dakikada şehir merkezine gidebilirsiniz, bu yürüyüş boyunca da Brugge'ün minik, taştan, güzel evlerini görüp, camlarındaki dantellere bakıp çocukluğunuzu hatırlayabilirsiniz :)

Nereleri görmeli?
Brugge'ün şehir simgeleri ve önemli meydanları dışında ufak ufak bir sürü müzesi bulunuyor (çikolata, bira, dantel, patates...vb). Vaktinize ve havaya göre yapmak istediklerinizi sıralayabilirsiniz. Şehir açık hava müzesi gibi olduğundan sadece sokaklarda dolaşarak da harika zaman geçirebilirsiniz.
  • Belfry: Bu çan kulesinden şehrin manzarasını yukarıdan izleyebilirsiniz. Ücreti 8 eur ve merdivenle çıkıldığını hatırlatıyım.
  • The Markt: Kafeler, restaurantlar ve mükemmel binalar ile şehrin merkezi. Fayton turu yapmak isterseniz buradan binebilirsiniz. Belfry'da bu meydanda bulunuyor.
  • Burg Meydanı: Buraya The Markt'tan Breidelstraat boyunca yürüyerek ulaşabilirsiniz. Sokak boyunca da çikolatacıları, dantelcileri ve hediyelik eşyacıları gezebilirsiniz. Meydanda belediye binasını görebilirsiniz ve minivanlarda satılan wafflelardan yiyebilirsiniz.
  • Kanal Turu: Brugge'de kanal turuna başlayabileceğiniz bir çok nokta bulunuyor. Bu noktalar Burg Meydanından Blinde-Ezelstraat yönünde yürüyüp minik köprüyü geçtiğinizde başlıyor. Fiyatları biz gittiğimizde 8 eur'du ve yarım saat sürüyor. Hava güzelse ve haftasonu ise sıra beklemeniz muhtemel.
  • Basilica of Holy Blood: Kutsal Kan Basilikası. Burada üstünde İsa'nın kanının olduğu iddia edilen bez sergileniyor ve bu nedenle ismi Kutsal Kan. 
  • Church of Our Lady: Bu kilise de Michelangelo'nun "Madonna and Child" yani "Meryem ve Çocuk" heykeli bulunmaktadır.  Bu heykel Michelangelo'nun yaşarken İtalya dışına yollanan tek heykelidir.
  • Beer Wall: Bira şişelerinin sergilendiği duvar. Burada 2be Bar bulunuyor ve terasında kanal manzarasında bira içebilirsiniz. Dükkanı da çeşitli ürünleri ile meşhur.
  • De Halve Maan: Burası bir ailenin sahip olduğu bira imalathanesi ve içinde imalatı tanıtan eğlenceli bir tur düzenliyorlar. Sonunda da bira ikram ediyorlar. Fiyatı 8 eur ve isterseniz websitesinden tur için rezervasyon yaptırabiliyorsunuz.
  • Choco Story: Brugge'ün çikolata müzesi.
  • Minnewater Park: Vaktiniz varsa ve hava güzelse gidip dolaşıp kuğuları izleyebilir, çimlerde yatıp bira yada şarabınızı içebilirsiniz. 
Ne yenir içilir?
Brugge'de de Belçika'nın meşhur dörtlüsü waffle, bira, patates ve çikolata yiyebilirsiniz. Çikolatalar için Belçika Çikolatası rehberime göz atabilirsiniz. Waffle'ları bence en güzel minivanlarda yapıyorlar, Burg meydanındakilerden alabilirsiniz. Bira içmek için ise yukarıda bahsettiğim De Halve Maan ve 2be Bar dışında 't Klein Venetie bence en güzel manzaraya sahip mekanlardan biri. Her gittiğimde zeytin, peynir ve hardalı biranın yanına hemen getiriyorlardı. Ayrıca De Garre, 't Brugs Beertje ve yeraltındaki 't Poatersgat da uğranması gerekenlerden güzel biracılardan. Cafe Rose Red de şehrin en bilinen cafelerinden, arka taraftaki terası güzel ancak manzara arıyorsanız burası size göre olmayabilir. Biraz yerel halkla takılmak istiyorum derseniz L'Estaminet'te yemek yiyip bira içebilirsiniz. Yemek için daha hareketli ve turistik olan Geldmunstraat veya Markt meydanındaki sıra sıra mekanlarda oturabilirsiniz. Geldmunstraat'ta Gelateria Da Vinci dondurmacısı da çok ünlü. Tatlı için The Old Chocolate House'ta sıcak çikolata ve tatlı yemenizi öneririm. Hediyelik olarak uygun ve kaliteli çikolatalarınızı yine buradan alabilirsiniz. Dumon Chocolatier da Brugge'ün ünlü çikolatacılarından. 

Son Notlar
  • Hediyelik olarak çikolata, magnetler, bira aksesuarları (bardak, tepsi, açacak, levhalar) ve dantel ürünleri alabilirsiniz (ben kız arkadaşlarıma dantelli broşlardan alıyorum hem uygun fiyatlı, 2 eur civarı, hem de bence çok şık. Kendime de her gittiğimde alıyorum).
  • Eğer siz de duvara asılan "sign"ları, değişik peçeteleri ve süsleri seviyorsanız Eiermarkt'taki "At Home" mağazasına uğramanızı öneririm. 
  • Javana taze kahve ve çay için doğru adres.
  • Brugge genelde rüzgarlı ve serin bir şehir. Şansıma bu gittiğimde hava güzeldi ama siz yine de tedbirli olun.
  • Şehirde fayton ile de gezilebiliyor.
  • Bol bol yürüyün ve güzel binalarla çevrili sokaklarda kaybolun.
  • Gent ve Brüksel Brugge'e çok yakın. Oraya kadar gitmişken bence Gent'e bir kaç saat ve Brüksel'e de bir gün ayırın.
Sizlerin de tavsiyeleriniz varsa yorumlarınızı bekliyorum.
Beliz
Devamını oku »