13 Haziran 2015 Cumartesi

Avrupa'nın Başkenti Brüksel

Avrupa Birliği'nin ve dolayısıyla da Avrupa'nın başkenti olan Brüksel. Şehir aslında bataklık olan bir alanın kurutulması ile yerleşim yeri olmuştur. Ben bunu duyduğumda şaşırmıştım, o yüzden yazmak istedim :) ismi de "bataklık içindeki" anlamına geliyormuş. 

Nasıl gidilir?
Brüksel'e Türkiye'den direk uçuşlarla ulaşabilirsiniz. Paris veya Amsterdam'dan gitmek isterseniz de trenler ve Eurolines otobüslerini kullanabiliriz. Tren ve otobüs biletlerini de ne kadar erken alırsanız o kadar uygun olabiliyor. 

Nerede kalınır?
Grand Palace'a yakın yerlerde kalmakta fayda var. Biraz daha hipi, yerel halkin yaşadığı ve çok da turistik olmayan bir yer istiyorsanız Sablon ve Ixelles'te kalabilirsiniz.

Nereleri görmeli?
Grand Place (ve dolayısıyla Hotel de Ville), Galeries Royales St Hubert ve Manneken Pis kesinlikle görülmesi gerekenlerden. "Bu kadarcık mı?" diyorsanız "Brüksel Gezilecek Yerler" rehberimi okuyun zevkinize, zamanınıza ve bütçenize göre programınızı ayarlayın.
Ne yenir içilir?
Belçika'nın meşhur dörtlüsü waffle, bira, patates ve çikolata! 

Kahvaltı için Le Pain Quotidien. Exki sandviç, salata tarzı atıştırmalıklar için en doğru adres. Charli'nin kruvasanı bir numara. Kahve için JAT, OR Espresso ve Corica'ya uğrayın, bu cafelerin tatlı ve sandviçleri de başarılı.

Tatlı için; Waffle'ı meydanlardaki minik arabalardan alabilirsiniz ama en güzelini istiyorsanız hadi bakalım Maison Dandoy'a. Belçika'nın speculos diye meşhur bir bisküvisi var, Maison Dandoy'un speculosları da çok meşhur. Bir de bu bisküvinin ezmesini yapıyorlar, Nutella gibi oluyor, aman Allah'ım o ne tat! İşte Maison Dandoy'da bunlar da çok güzel ve hediye alabileceğiniz paketleri de var. Markete uğrarsanız da (Carrefour her yerde var) Lotus marka speculosları tercih edin. 
Dondurma için Galeries St Hubert'ın girişindeki Haagen Dazs'a gidin. Hava güzelse meydana karşı oturup dinlenebilirsiniz.


Patates kızartması için Grand Place'in arka taraflarında bir sürü yer bulabilirsiniz. Fritland'ı tavsiye ederim. Bira için tabi ki de Delirium'a uğramadan olmaz ama özellikle haftasonuysa adım atcak yer bulamayacaksınız. Merkezdeyseniz Delirium'dan sonra kalkın Poechenellekelder'a gidin. Burası Manneken Pis'in yanında çok güzel bir bar. Eğer St Gery mahallesindeyseniz Zebra, Ixelles'teyseniz Cafe Belga, L'Ultime Atome, Bar du Marche, Sablon'daysanız da Le Perroquet'e gidebilirsiniz. Bu barların bazılarında yemek de var.

Yemek yemek için yukarıda saydıklarımdan başka Grand Place'te bulunan mekanlarda oturup manzarayı izleyebilirsiniz. Midye için Grand Place'in hemen arkasındaki Rue des Bouchers'ta yan yana bir sürü restaurant bulacaksınız. Burası aynı bizim İstiklal'deki balık pazarı gibi. Chez Leon en meşhuru. Belçikalılar'ın midyeyi İngilizce isminde "R" harfi bulunan aylarda yemek gibi bir kuralları var ama restaurantlarda her zaman bulabilirsiniz. Bia Mara fish and chips'i ile ünlü.  Peck 47 yine atıştırmalıkları olan çok güzel bir cafe. Makarna için ise Pasta Divine'yi tavsiye ederim.

Ne Alınır?
  • Çikolata: Çikolataların markaları ve fiyatları için çikolata rehberime göz atabilirsiniz. 
  • Dantel: Benim favori hediyem dantelden yapılmış broşlar.
  • Bira ve Aksesuarları: Biralar, bira bardakları (Belçika'da her bira markasının kendine özel bardağı var), tepsiler, posterler, açacaklar... Kısaca birayla ilgili herşeyi Brüksel'de bulabilirsiniz. En çok çeşit Rue du March'taki Bier Tempel'a uğrayın. Benim favorim duvara monte edilen açacaklar :)
  • Çizgi Roman ve Aksesuarları: Brüsel ve Multi-BD mağazalarına gidin zaten ikisi de yan yana gibi. Buralarda çizgi romanların yanı sıra fincanlar, posterler ve kartpostallar da bulacaksınız. 
  • Plaizier: Kartpostal, poster ve defter gibi şeylerin bulunduğu meşhur bir kırtasiye. 
  • Oyuncak: La Folie Des Cadeaux gibi el yapımı koleksiyonluk oyuncak satan mağazaların yanı sıra The Grasshopper gibi çocuğunuza "gerçek" oyuncaklar alabileceğiniz çok güzel dükkanlar da var. 
  • Rue Neuve: Şehrin ana alışveriş caddesi.
Son Notlar
  • Gent ve Brugge de Brüksel'e yakın ve sürekli kalkan trenlerle ulaşmak çok kolay. Bence gitmişken vaktiniz varsa görülmesi gereken şehirlerden. Gent ve Brugge rehberlerime de isimlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
  • Rue de la Chaufferette'teki duvar grafitilerini mutlaka görün.
  • Mayıs-Ağustos aylarında midye yememeye çalışın. 
Sizlerin de tavsiyeleriniz varsa yorumlarınızı bekliyorum.
Beliz
Devamını oku »

Brüksel Gezilecek Yerler

Oturdum Brüksel rehberi yazdım baktım çok uzun oldu. Dedim demek ki gezilecek çok yer bu şehirde, o zaman ayrı bir yazı yazmalı. 

Brüksel'de müzeler ve görülcek yerler say say bitmez. Grand Place (ve dolayısıyla Hotel de Ville), Galeries Royales St Hubert ve Manneken Pis kesinlikle görülmesi gerekenlerden. Diğerlerini görüp görmeyeceğinize vaktinize, ilgi alanınıza ve bütçenize göre kendiniz karar verin. Çoğunun isimlerine tıklayarak websitelerine ulaşabilirsiniz.

Aşağıda listelediğim yerleri yakınlıklarına göre sıralamaya çalışıyorum ama siz haritadan bakmayı ihmal etmeyin :)
  • Grand Place: Brüksel'in kalbi olan bu meydanı görmek için bile Brüksel'e gidilir. Buradaki binalar UNESCO'nun koruması altında. Eğer Ağustos'ta giderseniz meydanı çiçeklerden halı ile kaplı görmeniz mümkün. Geceleri meydanın ışıklandırması çok güzel.
  • Hotel de Ville: Bugün de kullanımda olan Grand Place'te bulunan belediye binasıdır. Gotik kulesinden şehir manzarasını izleyebilirsiniz.
  • Les Galeries Royales St Hubert: Bir çok mağaza ve çikolata dükkanlarının, bir kaç kafenin bulunduğu tavanı camlı bir sokak desem aklınızda nasıl bir yer olduğunu canlanır umarım. Benim favori yerim.
  • Çikolata Müzesi: Grand Place'te bulunan çikolata müzesi. Her gün açık.
  • Bira Müzesi: Belçika'nın biraları bu kadar meşhur olunca müzesini de yapmadan olmuyor. Giriş 5 EUR.
  • Manneken Pis: İşeyen çocuk heykeli. Bu kadar meşhur olunca insan görkemli bir şey bekliyor. Beklemeyin! Yarım metre bir şey. Bu heykel özel günlerde günün anlam ve önemine uygun olarak giydiriliyor. 1000'e yakın kıyafeti bulunuyor ve bunlar Brüksel Şehir Müzesinde sergileniyor.
  • Mont des Arts: Sanatçılar meydanı diye geçen bu yer aslında parka benziyor ve merdivenlerinin üstüne çıkıp meydandaki arabalı wafflecılardan waffleınızı yada dondurmanızı alıp merdivenlerde oturabilirsiniz. Bu sırada sokak müzisyenlerine denk gelirseniz süper zaman geçirirsiniz.
  • MIM: "Musical Instruments Museum"ın kısaltılmışı. Eğer meraklısıysanız görmeniz gereken bir müze. Binası sizi anında büyüleyecek. Giriş 8 EUR, eğer 26 yaşından küçükseniz 2 EUR. 
  • Royal Palace: Kraliyetin evi. Her yaz ücretsiz olarak ziyarete açılan sarayın önündeki Brüksel parkında da gezmeyi ihmal etmeyin.
  • St Michael ve St Gudula Katedrali:  Brüksel'in en büyük ve güzel katedrali. Vaktiniz varsa ve yolunuzun üstündeyse görmenizi tavsiye ederim.
  • Rue de la Chaufferette: Bu sokağın duvarları grafitiler ile süslenmiş. İnsan haklarına dair mesajlar bulunuyor. Zaten merkeze çok yakın mutlaka görün.
  • Grand Sablon: Sablon meydanı. Burada haftasonları kurulan antika pazarlarını gezebilirsiniz, çikolata mağazalarına girebilirsiniz ve Sablon mahallesini keşfedip kafelerde oturabilirsiniz.
  • Çizgi Roman Müzesi: Tintin, Red Kit, Şirinler... hepsi Belçikalı. Bence çizgi roman müzesi Brüksel'in en eğlenceli duraklarından biri. Girişi 10 EUR. İsmine tıklayarak detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. 
  • Herge Museum: Çizgi romanlara meraklıysanız Tintin'in yaratıcısının müzesine uğramadan olmaz. Herge'nin müzesi eşi tarafından 20 milyon dolara yaptırılmış. Müze şehir merkezinden uzakta. Giriş 9,50 EUR, öğrenci 7 EUR.
  • Avrupa Parlamentosu: Yıllardır bir türlü giremediğimiz şu AB'nin kalbi nerede atıyormuş görmek isterseniz parlamento binasını gezmek ücretsiz.
  • Atorium: Biraz merkezin dışında bulunan atomun büyültülmüş şeklindeki binanın en üstüne çıkarak şehri izleyebilirsiniz. Fiyatı 11 EUR. 
  • Mini Europe: İstanbul'daki Miniatürk gibi Avrupa'nın ufak halinin bulunduğu alan. Atorium'un hemen yanında. Fiyatı 14,50 EUR. Atorium'u da gezecekseniz kombi bilet alabilirsiniz. 
  • Autoworld: Araba meraklılarına duyurulur, eski arabaların olduğu çok hoş bir müze. Çok merkezde değil, giriş 9 EUR.
Brüksel'de nerelerde kalınır, ne yenir içilir ve neler alınır merak ediyorsanız tıklayın ve Brüksel rehberi yazıma ulaşın :)
Devamını oku »

1 Haziran 2015 Pazartesi

Masal Şehir Brugge

Belçika'nın Ortaçağ'dan kalma şehri Brugge, veya Bruges. Bruges şehrin Fransızca ve İngilizce'deki ismi ancak şehir Belçika'nın Felemenk bölgesinde yer alıyor, bu nedenle Felemenk ismi olan Brugge demek bana daha doğru geliyor. 
Brugge küçücük bir şehir. Evleri, köprüleri, dükkanları da kendi gibi minik. Romantik ve tarih kokan bu şehri gezmeniz için 1 gün yeterli olacaktır. Gece konaklamak isterseniz de Cafe Rosa Red'in de bulunduğu Hotel Cordoeanier gibi şehrin içindeki butik oteller, B&B veya daha konforlu ve lüks olarak kanal kenarlarındaki otelleri tercih edebilirsiniz. 

Nasıl gidilir?
Brugge'e Brüksel'den 1,5 saatlik tren yolculuğu ile ulaşabilirsiniz. Trenler çok sık ve geç saatlere kadar var. Haftasonu bileti alırsanız fiyatları uygun oluyor. Biz Brüksel'den bu şekilde gittik ve önce yol üstündeki Gent'e uğradık (Gent rehberi için tıklayın). Şunu özellikle vurgulamak isterim haftasonu bileti alırken Brüksel-Brugge gidiş dönüş bileti aldığınızda arada Gent gibi bir durakta indi bindi yapmak isterseniz Brugge-Gent ve Gent-Brüksel şeklinde iki tane gidiş-dönüş bilet almanız gerekiyor. Kontrole denk gelmezseniz sıkıntı yok ama gelirseniz sorun olabilir ve bu şekilde almak fiyatı sadece 2 eur değiştiriyor. O nedenle ben riske atmayın derim, tabi tercih sizin. Neyse, Brugge Tren İstasyonu'ndan yürüyerek 10-15 dakikada şehir merkezine gidebilirsiniz, bu yürüyüş boyunca da Brugge'ün minik, taştan, güzel evlerini görüp, camlarındaki dantellere bakıp çocukluğunuzu hatırlayabilirsiniz :)

Nereleri görmeli?
Brugge'ün şehir simgeleri ve önemli meydanları dışında ufak ufak bir sürü müzesi bulunuyor (çikolata, bira, dantel, patates...vb). Vaktinize ve havaya göre yapmak istediklerinizi sıralayabilirsiniz. Şehir açık hava müzesi gibi olduğundan sadece sokaklarda dolaşarak da harika zaman geçirebilirsiniz.
  • Belfry: Bu çan kulesinden şehrin manzarasını yukarıdan izleyebilirsiniz. Ücreti 8 eur ve merdivenle çıkıldığını hatırlatıyım.
  • The Markt: Kafeler, restaurantlar ve mükemmel binalar ile şehrin merkezi. Fayton turu yapmak isterseniz buradan binebilirsiniz. Belfry'da bu meydanda bulunuyor.
  • Burg Meydanı: Buraya The Markt'tan Breidelstraat boyunca yürüyerek ulaşabilirsiniz. Sokak boyunca da çikolatacıları, dantelcileri ve hediyelik eşyacıları gezebilirsiniz. Meydanda belediye binasını görebilirsiniz ve minivanlarda satılan wafflelardan yiyebilirsiniz.
  • Kanal Turu: Brugge'de kanal turuna başlayabileceğiniz bir çok nokta bulunuyor. Bu noktalar Burg Meydanından Blinde-Ezelstraat yönünde yürüyüp minik köprüyü geçtiğinizde başlıyor. Fiyatları biz gittiğimizde 8 eur'du ve yarım saat sürüyor. Hava güzelse ve haftasonu ise sıra beklemeniz muhtemel.
  • Basilica of Holy Blood: Kutsal Kan Basilikası. Burada üstünde İsa'nın kanının olduğu iddia edilen bez sergileniyor ve bu nedenle ismi Kutsal Kan. 
  • Church of Our Lady: Bu kilise de Michelangelo'nun "Madonna and Child" yani "Meryem ve Çocuk" heykeli bulunmaktadır.  Bu heykel Michelangelo'nun yaşarken İtalya dışına yollanan tek heykelidir.
  • Beer Wall: Bira şişelerinin sergilendiği duvar. Burada 2be Bar bulunuyor ve terasında kanal manzarasında bira içebilirsiniz. Dükkanı da çeşitli ürünleri ile meşhur.
  • De Halve Maan: Burası bir ailenin sahip olduğu bira imalathanesi ve içinde imalatı tanıtan eğlenceli bir tur düzenliyorlar. Sonunda da bira ikram ediyorlar. Fiyatı 8 eur ve isterseniz websitesinden tur için rezervasyon yaptırabiliyorsunuz.
  • Choco Story: Brugge'ün çikolata müzesi.
  • Minnewater Park: Vaktiniz varsa ve hava güzelse gidip dolaşıp kuğuları izleyebilir, çimlerde yatıp bira yada şarabınızı içebilirsiniz. 
Ne yenir içilir?
Brugge'de de Belçika'nın meşhur dörtlüsü waffle, bira, patates ve çikolata yiyebilirsiniz. Çikolatalar için Belçika Çikolatası rehberime göz atabilirsiniz. Waffle'ları bence en güzel minivanlarda yapıyorlar, Burg meydanındakilerden alabilirsiniz. Bira içmek için ise yukarıda bahsettiğim De Halve Maan ve 2be Bar dışında 't Klein Venetie bence en güzel manzaraya sahip mekanlardan biri. Her gittiğimde zeytin, peynir ve hardalı biranın yanına hemen getiriyorlardı. Ayrıca De Garre, 't Brugs Beertje ve yeraltındaki 't Poatersgat da uğranması gerekenlerden güzel biracılardan. Cafe Rose Red de şehrin en bilinen cafelerinden, arka taraftaki terası güzel ancak manzara arıyorsanız burası size göre olmayabilir. Biraz yerel halkla takılmak istiyorum derseniz L'Estaminet'te yemek yiyip bira içebilirsiniz. Yemek için daha hareketli ve turistik olan Geldmunstraat veya Markt meydanındaki sıra sıra mekanlarda oturabilirsiniz. Geldmunstraat'ta Gelateria Da Vinci dondurmacısı da çok ünlü. Tatlı için The Old Chocolate House'ta sıcak çikolata ve tatlı yemenizi öneririm. Hediyelik olarak uygun ve kaliteli çikolatalarınızı yine buradan alabilirsiniz. Dumon Chocolatier da Brugge'ün ünlü çikolatacılarından. 

Son Notlar
  • Hediyelik olarak çikolata, magnetler, bira aksesuarları (bardak, tepsi, açacak, levhalar) ve dantel ürünleri alabilirsiniz (ben kız arkadaşlarıma dantelli broşlardan alıyorum hem uygun fiyatlı, 2 eur civarı, hem de bence çok şık. Kendime de her gittiğimde alıyorum).
  • Eğer siz de duvara asılan "sign"ları, değişik peçeteleri ve süsleri seviyorsanız Eiermarkt'taki "At Home" mağazasına uğramanızı öneririm. 
  • Javana taze kahve ve çay için doğru adres.
  • Brugge genelde rüzgarlı ve serin bir şehir. Şansıma bu gittiğimde hava güzeldi ama siz yine de tedbirli olun.
  • Şehirde fayton ile de gezilebiliyor.
  • Bol bol yürüyün ve güzel binalarla çevrili sokaklarda kaybolun.
  • Gent ve Brüksel Brugge'e çok yakın. Oraya kadar gitmişken bence Gent'e bir kaç saat ve Brüksel'e de bir gün ayırın.
Sizlerin de tavsiyeleriniz varsa yorumlarınızı bekliyorum.
Beliz
Devamını oku »

28 Mayıs 2015 Perşembe

Üç Kuleli Şehir Gent


Daha önce Brugge'e giderken trenden görüp "burası da neresi böyle" dediğim ama ziyaret edemediğim Gent'i, bu Belçika gezimde hemen programa ekledim, çok da iyi ettim. Gent Belçika'nın Felemenk bölgesinde yer alıyor ve dil olarak Felemenkçe (Hollandaca) hakim. Brüksel'de hiç anlamadığım Fransızca'dan sonra burada en azından menüleri, tabelaları, tramvayları falan anlayınca bir mutlu oldum sormayın :) Gent'i ziyaret için bir gün yeterli olacaktır, eğer vaktiniz sınırlıysa yarım güne de sığdırabilirsiniz.

Nasıl gidilir?
Gent Bruksel ile Brugge'un arasinda. Brüksel'den 1 saatlik, Brugge'den ise 45 dakikalik tren yolculuğu ile Gent'e ulaşabilirsiniz. Trenler çok sık ve haftasonu bileti alırsanız fiyatları uygun oluyor. Gent Tren İstasyonu'ndan (St. Pieters İstasyonu) ise 1 nolu tramvay ile şehir merkezine gidebilirsiniz. Sint Veerleplein meydanındaki Gravensteen durağı turunuza başlamak yada bitirmek için iyi bir seçenek. Ben bu yazıyı yazarken tramvayın tek yönü 3 eur idi.

Nereleri görmeli?
Aşağıdaki liste kalabalık görünse de aslında hepsi topu topu 2-3 saatinizi alacaktır. Gentliler şehirlerinin üç ünlü kulesi ile övünür, bunları da aşağıda yazacağım.

  • Graslei ve Korenlei: Bunlar kanalın iki kıyısının isimleri. Burası bana köprüsüyle cafeleriyle ve belki de güzel havanın etkisiyle Venedik'i anımsattı. Gece bölgenin ışıklandırması görülmeye değer.
  • St Michael Köprüsü: Graslei ve Korenlei'nin sonundaki köprü. Köprünün üstünden Graslei ve Korenlei'ye bir bakmak, bir selfie lazım.
  • Korenmarkt: Şehrin merkezi burası. St Michael köprüsünün Graslei ayağından itibaren meydanı göreceksiniz.
  • St Bavo Katedrali: Üç kuleden birincisi. "Mystic Lamb" eserine de ev sahipliği yapan şapelin de bulunduğu katedrali görmelisiniz. Girişi ücretli, bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. 
  • Belfry: Bu çan kulesi şehrin sembolü ve üç kulenin ikincisi.
  • St Nicholas Kilisesi: Üç kulenin sonuncusu. Kilise Roma mimarisinin çok güzel bir örneği.
  • Gravensteen: Kontlar Şatosu. Kaleden manzara izlenebilir ve içinde eski silahlar görülebilir. Websitesi için tıklayın.
  • Kraanlei ve Kleine Vismarkt: Şehrin yine manzarası çok hoş olan kıyısı ve köprüsü. Kontlar Şatosu'nun çıkışında.
  • Patershol: Şehrin en hipi/cozy mahallesi.
  • Kouter: Şehrin buluşma bölgesi olarak biliniyor. Eğer Gent'i pazar günü ziyaret edecekseniz tramvaydan burada inin ve sadece pazar sabahları kurulan çiçek pazarını görün. Ben çok beğendim, hatta bahçem için almak da çok istedim ama taşıması zor olacak diye alamadım.
  • St Jacobs: Burası da şehrin festivalinin yapıldığı ve cuma-cumartesi-pazar sabahları antika pazarının kurulduğu meydan, bit pazarı da denilebilir. Pazara giderseniz bütün Türkler'in nerede olduğunu göreceksiniz :)
  • Vrijdag Markt: Burası şehrin pazar alanı. Pazar cuma günleri kuruluyormuş, ben pazar gittiğim için göremedim. Meydanın ortasındaki asker ise parmağı ile İngiltere'yi gösteriyor. Bu meydana çıkan sokaklardan biri olan Baudelostraat beni evlerinin mimarisi ile beni kendine hayran bıraktı.
Ne yenir içilir?
Gent, Avrupa'nın en iyi vegeteryan mutfağına sahip şehri. Bu şehirde de Belçika'nın meşhur dörtlüsü waffle, bira, patates ve çikolatalarını yiyebilirsiniz. Çikolatalar için Belçika Çikolatası rehberime göz atabilirsiniz. Zaman geçirmek için ise Graslei ve Korenlei'deki sıra sıra mekanlardan birisine oturup bir şeyler içerken manzara ve insanları izleyebilirsiniz. Biz manzaranın yanında teknelere binip inenleri de izledik, sonunda Oki'nin tekneden inip binmek için binbir çaba harcayan teyze ve amcalara bakıp "Tura katılmak için 70+ zorunluluğu var herhalde" demesiyle benim de kopmam bir oldu :) Neyse siz siz olun biranın yanına adet olduğu üzere peynir ve hardal da istemeyi unutmayın, hardalları acı, bilginize. Bir de Gent burnu diye sattıkları orijinal adı Cuberdon olan yumuşak bir şekerlemeleri var, gitmişken denemeyi unutmayın.
Bunlar dışında bira için De Dulle Griet (ayakkabılarınızı çıkarmaya hazır olun), canlı jazz müzik için Hot Club de Gand, yemek için De Stokerij (içi de dışı da çok hoş), bar hopping için Walpoortstraat tarafı, kahve/kahvaltı/tatlı için Simon Says (binası çok hoş), Gust, Le Pain, Julie's House (burayı ben çok sevdim) denenebilir. Mekanların isimlerine tıklayarak websitelerine ulaşıp adreslerine bakabilirsiniz.


Son Notlar
  • Gent'e giderken mutlaka visitgent.be sitesini ziyaret edin, çok başarılı. Bu site şehrin resmi turizm rehberi. Özellikle restoran önerilerinin yararlı olduğunu düşünüyorum.
  • Tekne turu yapmak isterseniz Graslei'den veya Kraanlei'den 7 eur'ya binebilirsiniz.
  • Şehirde fayton ile de gezilebiliyor.
  • Üniversite şehri olduğundan gecesi de gündüzü de hareketli. 
  • Şehirde her yeni doğan bebek için St Veerleplein'deki ışıklar hafifçe yanıp sönüyor. 
  • Fotoğraf çekmek için duvarları grafitilerle dolu daracık bir sokak olan Werregarenstraat'a uğramanızı tavsiye ederim.
Sizlerin de tavsiyeleriniz varsa yorumlarınızı bekliyorum.

Beliz
Devamını oku »

26 Mayıs 2015 Salı

En Tatlı Rehber: Belçika Çikolatası Rehberi

Bu haftasonu 3 gün tatili fırsat bilerek atladık Belçika'ya gittik. Dünyanın çikolata merkezine gidip çikolata rehberi yazmadan olmaz dedim ve başladım bilgi toplamaya. O çikolatacı senin bu çikolatacı benim yedim durdum ve bu sabah tartı bana dedi ki yarım kilo almışsın :( akşam taytları çekip koşuya çıkmak şart.

Okumaya başlamadan önce her ihtimale karşı yakınlarınızda çikolata bulunduğundan emin olun :) sonra uyarmadı demeyin.

Belçika'da özellikle turistik olan Brüksel ve Brugge'de her adım başı farklı fiyat ve kalitede çikolata dükkanları var. Ben size en sık önünüze çıkacakların bugün itibariyle fiyat bilgilerini tamamen objektif, kalite bilgilerini biraz objektif biraz subjektif, tatlarını ise tamamen subjektif olarak yazacağım. Fiyatlar değişirse de bu rehber ile en azından hangisi ne kadar ucuz veya pahalı görmüş olursunuz. Vereceğim fiyatlar truffle, madlen ve diğer özel çeşitlerin fiyatları değil, her dükkana girdiğinizde göreceğiniz praline tarzı çikolataların fiyatları.

  • Pierre Marcolini: Fiyat bilgisi vermenin en zor olduğu marka.  Paketlerinin üstüne gram yazmıyorlar yada yazanları da etiketle kapamışlardı. Kutularda tane bilgisi var ki bu yöntemden de anlaşılacağı üzere gayet pahalı :) Kutunun içerdiği çeşitlere ve tane sayısına göre fiyat değişse de ortalama 1 eur/tane gibi bir fiyat oluyor (70lik kutu alırsanız bu fiyat 0.60 eur'ya kadar düşüyor), kilo olarak ise 90 eur civarı. Kaliteli  ve tadı güzel. Eklerleri ise yemeye kıyamayacak kadar güzel, tanesi 4 eur.
  • Wittamer: 80 eur/kg. Kaliteli ve tadı güzel. Kraliyetin pastacısı. Macaronları Belçika'nın en iyisiymiş. Diğer tatlıları da çok iyi.
  • Elisabeth: 79 eur/kg. Kaliteli ve tadı güzel. Az çeşidi ve şubesi var. Dükkanları  ve paketleri gösterişsiz. Bence hediye için hem fiyat olarak hem de paket olarak tercih edilmemeli. Nugatları denenebilir. Büyük boy bezeleri ilgi çekiyor.
  • Mary: 78 eur/kg. Kaliteli, tadı güzel. Bol çeşitli. Paketleri çok şık ve kaliteli görünüyor, bence en güzel hediye kutularına sahip 2 yerden birisi. Sıcak çikolatası 4 eur, Starbucks'ın tall bardak boyunda. bardakları bile çok şık :)
  • Godiva: 65 eur/kg. Kaliteli, tadı güzel. İstanbul'da da şubesi olduğundan bence Belçika'dayken girmeye gerek olmayan marka. Midenizdeki yeri diğer markalara saklayın derim.
  • Neuhaus: 64 eur/kg. Kaliteli, tadı güzel. Bence en güzel hediye kutularına sahip 2 yerden birisi. Retro tarzda veya Belçika'nın meşhur çizgi roman ve çizgi film karakterli kutuları var.  Hazır hediye kutularının içeriklerini de çok güzel hazırlamışlar. 
  • Corne Port Royal: 48 eur/kg. Kaliteli, tadı güzel. Çiçek şeklinde azıcık karamelli biraz da kahveli bisküvimsi bir içi olan çikolata favorim, adı Fleur. 
  • La Belgique Gourmende: 38 eur/kg. Kalitesi ve tadı diğerlerine göre güzel değil. Dükkanlarının dekorasyonu güzel. Bence bu fiyatlarda daha kaliteli yerler tercih edilmeli.
  • The Old Chocolate House: 30 eur/kg. Kaliteli ve tadı güzel. Sadece Brugge'de butik bir dükkanı var. Daha önce Brugge'e gittiğimde o hafta şansıma kapalıydı ve çok içimde kalmıştı ama bu sefer açıktı ve o muhteşem marzipanlarından deneme şansım oldu :) Fiyatına göre en iyilerden. Butter caramel çeşidini tavsiye ederim. Sıcak çikolatası 2 eur, ufak ofislerde kullanılan kağıt bardak boylarında satıyorlar. 
  • Leonidas: 26 eur/kg. Kalitesi ve tadı diğerlerine göre güzel değil. Hediye için en çok tercih edilenlerden. Paketleri de hoş.
Eğer Brugge'ü de gezinize katacaksanız Old Chocolate House'tan hediyelerinizi alın derim, daha çok bütçeniz varsa Neuhaus'un ürünleri ve paketleri de hediye ettiğiniz kişileri mutlu edecektir. Bundan daha da çok bütçeniz varsa Mary'nin kutuları şıklığı ile annenizi ve hediye edeceğiniz dostlarınızın (özellikle kadınlarsa) gözlerini kamaştıracak. 

Markalarının hepsinin websitelerine yukarıda isimlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Online olarak da sitelerinden alışveriş yapabilirsiniz.

Belçika'nın speculos diye tipi bizim Eti Finger'a benzeyen baharatlı meşhur bir bisküvisi var. Bence speculoslu çikolatalar da denenmesi gereken çeşitlerden.

Bu dükkanlar dışında marketlerden de bizim Ülker, Eti gibi bir marka olan ve Mondelez'in ürettiği Cote D'Or da kendiniz yemek için alabilirsiniz. Son olarak ise yine hem marketlerde satılan hem de kendi dükkanları olan Galler markası da onlarca çeşitli çikolata barları ile denenmesi gerekenlerden.

Sizin de deneyip sevdiğiniz başka markalar varsa veya çeşit öneriniz olursa yorumlarınızı bekliyorum. Herkese çikolata tadında bir hafta dileğiyle...


Devamını oku »