26 Şubat 2017 Pazar

Aperitivo Milano

2017'nin ilk gezisinin adresi Milano'ydu. Siz de bizim gibi kendisi hakkında hep kötü dedikodular duymuşsanız, kendisiyle tanışana kadar bekleyin derim. Siz de eğer benim gibi güneşe hasret, karnı aç (niye bu kuzey ülkelerinin mutfakları bu kadar kötü ya), 36 numara ayakkabı bulamamaktan muzdaripseniz Milano'yu çok seveceğiniz garanti. 

Ne Zaman Gidilir?
Tabiki de kış tatili için gitmiyorsanız, her şehir güneşin parlayıp, terliklerle dolaşabileceğiniz bir havada daha güzel. Ama bizim gibi Kuzey'den Milano'ya gidiyorsanız, -1 derece de sırf güneş var diye o Katedral merdivenlerinde, Como Gölü'nün kenarında da saatlerce oturursunuz. Demem o ki bence Milano her mevsim gezilebilecek bir şehir.

Nasıl Gidilir?
Milano Malpensa Havalanı'na direk uçuşlarla Türkiye'den ulaşabilirsiniz. Havaalanından Milano merkez istasyonuna tren ve otobüsler ile ulaşabiliyorsunuz, biz otobüsle 45 dakikada istasyondaydık. Bir sürü otobüs firması havaalanının çıkışında duruyor, o nedenle ortalama 10 dakikada bir otobüs kalkıyor. Hepsinin fiyatı aynı ve biz gittiğimizde kişi başı 8 euroduydu. Eğer Avrupa'dan Milano'ya uçacaksanız şehrin merkezine çok yakın olan Linate Havaalanı'nı kullanmanızı tavsiye ederim. Bizim dönüş uçağımız bu havaalanındandı ve 10 dakikada bir kalkan ve ücreti 1,5 euro olan şehiriçi otobüslere (73 numaralı hat) binip yarım saatte havaalanına ulaştık. Maalesef bu havaalanına Türkiye'den şimdilik uçuş yok.

Şehiriçi Ulaşım
Aslında yürüyerek de keşfedebileceğiniz Milano'da, biz hava soğuk diye ve uzaktaki mahallelere de gidebilmek için 2 günlük bilet aldık ki bence bu şehir için 2 gün gayet yeterli bir süre. Fiyatı 8,25 euro olan bu bilet tramvay, metro ve otobüslerde geçerli hatta Linate Havaalanına giden 73 numaralı otobüste de kullanılıyor. Bunun dışında günlük veya 10 kullanımlık biletler de mevcut. Biletler hakkında daha detaylı bilgi için Milano'nun şehiriçi ulaşım ağının resmi websitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ayrıca bu site Google Maps ile de koordine çalışıyor, bu yüzden telefonunuza Google Maps uygulamasını indirmenizi ve yol tarifi için kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. 

Nerede Kalınır?
Havaalanından şehre ulaştık, şehiriçi ulaşım bilgileri ve biletimizde elimizde olduğuna göre artık otelimize gidebiliriz. Milano'da şehrin merkezini Katedral olarak düşünün. Merkezde, Brera, Porto Nuova mahallesinde ve özellikle yazın gidiyorsanız Naviglio'da kalmanızı tavsiye ederim. Buralar biraz pahalı derseniz ki biz dedik (Hollandalı olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz, bkz. en pinti millet), bizim gibi Loreto metro istasyonun oralarda da kalabilirsiniz. Buradaki Corso Buenos Aires gayet hareketli ve büyük bir alışveriş caddesi. 

Gezilecek Yerler
Listedeki isimlerine tıklayarak daha detaylı bilgiye websitelerinden ulaşabilirsiniz.
  • Duomo di Milano: Acayip görkemli bir katedraldır kendileri. İçini gezebilir, üstüne de çıkabilirsiniz ancak nedense bana şehir mimari olarak süper görünmediği için o kadar merdiveni çıkmaya pek değmeyeceğini düşündüm. 
  • Galleria Vittorio Emanuele II: Katedrali karşınıza aldığınızda solunuzda kalan, mimarisi ile sizi kendine çeken bu pasajda sıra. İçinde lüks markaların bulunduğu gerçekten de çok hoş bir pasaj. Hatta bence paraya kıyıp buradaki mekanların birinde (hepsinin önünde fiyat listesi var) bir şeyler içmenizi öneririm. 
  • Castello Sforzesco: Katedrali arkanıza alıp Via Dante'yi takip ettiğinizde karşınıza muazzam bir kale çıkacak. İçinde bir çok müzenin bulunduğu bu kalenin avlusunu ziyaret etmek ücretsiz. Ben kendisine hayran kaldım. Eğer havanın sıcak olduğu bir mevsimde Milano'daysanız, kalenin bitimindeki Sempione Parkı'nın çimlerine uzanıp bir mola vermek şart. Parkın bitimindeki Milano'nun şehir kapısı olarak bilinen Arco della Pace'yi de gördünüz mü?
  • "Son Akşam Yemeği": Leonarda da Vinci'nin en meşhur eserlerinden "Son Akşam Yemeği" Santa Maria Delle Grazie Kilisesi'nin yemekhanesinin duvarında sergilenmekte. Eseri görmek için biletlerin satıldığı resmi websitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Biletler satışa 2-3 ay önce çıkıyor ve websitesinde hangi günler hangi ayın biletlerinin satışa çıkacağı hakkında bilgi var. Ben satışa çıktığı günün akşamı iş dönüşü almak için bilgisayar başına geçtiğimde bilet kalmamıştı... Erken davranmakta fayda var. Bilet fiyatı 10 euro.
  • Brera: Bu bölge şehrin en hareketli, en hipster mahallesi. Kafeler, restoranlar, mağazalar, dükkanlar... ne ararsanız burada. Hepsinden güzeli de sokakları ve mimarisi. Kesinlikle gezilmesi gereken bir mahalle.
  • Naviglio: Küçük bir kanalın etrafında bulunan bu mahalle, benim Milano tatilimde en çok beğendiğim bölge oldu. Kanal kenarındaki bir çok kafe, bar ve restoran Milano'nun meşhur aperitivo saatine hazırlanıyordu. Kışın bile bu kadar sevdiğim ve kokteyllerine doyamadığım mekanların, yazın ne kadar harika olacağını tahmin edemiyorum. Aperitivo saatlerini (akşam 5-8 arası) kesinlikle Naviglio'da geçirin derim.
  • Eğer vaktiniz olursa bunlardan başka Teatro alla Scala'da bir opera, bale yada konsere gidebilirsiniz ve Isola mahallesindeki Cimitero Monumentale yani anıt mezarlığı ziyaret edebilirsiniz.
Ne Yenir İçilir?
İnsan mutfağı olmayan bir ülkede gurbette olunca gezi amacı da değişiklik gösterebiliyor. Biz Milano'ya en kötü biraz güzel yemek yeriz döneriz mantığı ile gittik ve bu konuda çok da başarılı mekanlar denedik. Bütün İtalya tatillerinin en zevkli kısmı...
Antica Sicilia

  • Antica Sicilia: Oki'nin Sicilya'dan kalma arancini tutkusu sayesinde keşfettiğimiz, sabahın 7'sinde açılıp tazecik panzerotti denilen hamurişinden (ki Milano'da çok meşhur kesinlikle denemelisiniz), tatlısına ve kahvesine kadar fiyat/performansı 10 numara mekan.
  • Luini: Panzerottisi en meşhur pastane. Milano Katedrali'ne çok yakın ve kapısındaki kuyruktan doğru yerde olduğunuzu anlamanız pek de zor olmuyor. Kahvaltı veya ucuz öğle yemeği için ideal ancak Antica Sicilia gibi oturacak yeri yok. Elinize alıp gezerek yiyebilirsiniz. 
  • Cioccolati Italiani: Bir İtalya yeme içme rehberini dondurmasız düşünemiyorum diyenleri görelim! Luini'nin yanında dışarıya kadar kuyruğu olan başka bir mekan göreceksiniz. İşte orası bu dondurmacı. İnanılmaz güzel. Luini'den panzerottinizi alıp elinizde yerken, buradaki sıraya girin. Eğer pasta yapmaya merakınız varsa, küvertürlerinden de alabilirsiniz.
  • Botega Caffe Cacao: Kahvesi ile meşhur mekan. Açıkcası beklentim daha büyüktü, beklentimi karşılamasa da bir esprisini de göremedim. Eğer molaya ihtiyacınız varsa uğrayabilinecek mekan.
  • Spontini: "Uçaktan inmişlerdi, açlardı ve otellerinin çok yakınında bu pizzacının şubesi olduğunu görünce ellerinde bavul kuyruğa girmişlerdi. Tombik pizza hamuru üstüne bol domates soslu ve peynirli dilim pizzalarının yanına birer de soğuk birayı hüpletince çok sevindirik olmuşlardı". Şaka bir yana; fiyatı, mekanın rahatlığı (tam bir İtalyan), hızlı servisi ile kalbimizi kazanan öğle yemeği için ideal yerdir.
    Risoelatte
  • Risoelatte: Risottonun vatanı Milano'ya kadar gelmişken bu pahalı ve yapımı çok zahmetli pilavı denemeden olmaz. Tamam bir nohut pilavın yerini tutmuyor bu risotto ve aşçı bir arkadaşım sağolsun, sayesinde ben daha güzel yapıyorum ama yine de risotto için olmasa da Milano'dayken uğranılması gereken mekanlardan Risoelatte. Büyükannenizin evinde yemek yemek gibi bir his. Mutlaka ama mutlaka rezervasyon yaptırın, ben e-mail ile yaptırmıştım. Gitmişken de tuvaletine mutlaka uğrayın.
  • Mag Cafe: Artık akşam olduğuna göre gelelim Milano'nun asıl olayı aperitivo meselesine. Akşam iş çıkışı saatlerinde insanların yemek öncesi kokteyl içip, yanında da bir şeyler atıştırma olayına aperitivo deniliyor. Yukarda da bahsettiğim gibi bu olay için bence en doğru mahalle Naviglio. Mag Cafe dekorasyonu, kanal kenarında olması, kokteyllerinin lezzeti ve sunumu ile gönlümünüzü kazandı. Kesinlikle uğrayın, pişman olmazsınız.
  • Rita: Naviglio'daki diğer bir aperitivo mekanı. Bu mekanın kanal manzarası olmasa da atıştırmalıkları çok daha zengin ve lezzetli. Eğer bir gününüz varsa Rita ve Mag arasında seçim yapmakta zorlanacağınız kesin.
    Pizza Am ve Oki :)
  • Pizza Am: Çok yorgun ve hiç aç olmadığım son Milano akşamımızdı. Ama Oki'nin bu mekana gitmek konusundaki ısrarlarını kıramadım ve kendimizi bu mekanın kapısında içeri girmeye çalışırken bulduk. İçeri girdiğimizde adımızı listeye yazdılar ve 1 saat bekleyeceğimizi söylediler. Hemen birer dilim pizza ikram ettiler ve barla fırının arasındaki küçücük yerde diğer 10 kişiyle birlikte beklemeye başladık. Sürekli ikram edilen proseccoları (İtalya'nın köpüklü şarabı) içmekten çakırkeyif olmuştuk bile. Sonunda masamıza geçtik ve süper pizzalarımız ile ev şarabı ısmarladık. Yedik içtik doyduk. Mekanda masa bekleyen insanlar hiç azalmadığından, kahveyi beleş proseccoları içtiğimiz barda yine ücretsiz olarak servis ediyorlar ve yanında da limoncello, badem likörü gibi içkilerden ikram ediyorlar. Kahve ve bu içkiler sindirime yardımcı olduğundan, Türkiye'de yemekten sonra çay ikram etmek nasıl adettense İtalya'da da yemekten sonra kahve ve bu içkileri ikram etmek adetten. Kısacası ucuz, lezzetli, eğlenceli bir İtalyan pizzacı deneyimi yaşamak istiyorsanız adres Pizza Am.
Son Notlar
  • 2 günlük bir gezi Milano için yeterli. Eğer Como Gölü'nü de gezecekseniz ve iki ayağınız bir pabuca girsin istemiyorsanız 3 günlük bir plan da yapabilirsiniz.
  • Milano diğer İtalya şehirlerine kıyasla daha pahalı. Alışveriş konusunda aynı marka Türkiye'de de varsa Türkiye'den almanızı tavsiye ederim çünkü kur nedeni ile Avrupa'da aynı marka daha pahalıya geliyor. 
  • Milano gezi rehberimizin sonuna geldiğimize göre kokteyller, risottolar, pizzalar, dondurmalar ile doyduğunuz, kocaman gülerken bütün dişlerinizin göründüğü fotoğraflar ile telefonunuzun hafızasını doldurduğunuz, güneşten çillerinizin çıktığı bir haftasonuna hazırsınız demektir. İyi tatiller!
Yorum Yaz

Yorum Gönder