2 Aralık 2015 Çarşamba

Kuaför Meselesi

Bu yazıyı kuaförden yazıyorum. Elimde fotoğraf, cesaretimi topladım geldim. Bir yandan da kafamda şu düşünce hakim: "Haftaya Türkiye'ye gidiyorum, en kötü orda düzelttiririm". Aslında hep Türkiye'de kestiririm diye düşünmüştüm ama sonra sayılı günümü kuaförde harcamak istemediğime karar verdim. Bakalım ne olacak...

Bilindiği gibi Avrupa'da işçilik gerektiren şeyler pahalı. O nedenle kuaförler ucuz değil, saçını kendin kesmek de oldukça yaygın. Kuaförler sadece saç işlerine bakıyor. Manikür pedikür için başka, kıl tüy işleri için de daha başka mekanlar var. Son olarak da kadın erkek diye bir ayrım yok, herkes aynı kuaföre geliyor. 

Hollanda'da Brainwash diye bir kuaförler zinciri var. İsmine tıklarsanız websitesi hemencecik açılacak. Burada şu an yıkama ve kesime 16,50 euro vericem, fön de istersen 5 euro daha ekliyorlar. Diğer kuaförleri sorarsanız kesim ortalama 50 euro diye duydum. Bu Brainwash neden mi ucuz? Randevusuz çalışıyorlar ve genelde 1 saat beklemek zorunda kalıyorsunuz. Makineden ücretsiz kahvemi aldım, ücretsiz wifi da var, oturdum bu yazıyı yazarak gerginliğimi atmaya çalışıyorum. Brainwash'ın diğer güzel bir özelliği ise her gün hizmet vermesi ve akşamları 9'a kadar açık olması. Ayrıca kaliteli ürünler kullanıyorlar. Brainwash'tan başka bir de Türkiye'de de yaygınlaşmaya başlayan kuaförlük öğrencilerinin çalıştığı kuaförler var, onlar da uygun fiyatlı. Tercih eder misiniz bilmem. 

Bu arada önümdeki kadının saçı çok çirkin oldu ya, gerçi kestirmeden önce de çirkindi. Hani Türkiye'de kuaför der ya "sana şu yakışır, bu yakışmaz" yada fikir verir "şurasını şöyle yaparsak daha iyi olur" diye. Burda kimse kimseye karışıp yargılamadığı için de fikir verme olaylarına girmiyorlar. Belki o yüzden güzel olmuyordur, bilmiyorum. Birazdan sıra bende, iyice gerildim...

Saçım kesildi. Kesen kızın da ilk aşkı Türkmüş. Anlattı da anlattı, hayatının aşkı diye düşünmüş, 5 yıl aşıkmış, 2 yıl önce ayrılmış çünkü çocuk kızı ailesinden gizlemiş, kız gidip kalamıyormuş onların evinde falan filan... Bir de diyor sen burda mı öğrendin İngilizce'yi, nasıl böyle iyi konuşuyorsun. Dedim Türkiye'de iyi eğitimli herkes konuşabiliyor. Hollandaca konuştuğumu duyunca da şaşırdı. Sonra Ramazan, Kurban dedi; ben herkesin Türkiye'de çok inançlı olduğunu düşünüyordum dedi. Dedim yarı yarıya diyebiliriz. Kısacası, zavallı Hollandalı kız pek bi şok oldu, Türkler hakkında aklındaki resim biraz değişti galiba. Heee saçım nasıl mı oldu, burada kat nedir bilmiyorlar. Ama fena olmadı diyebilirim ve Brainwash'u tavsiye ederim.
Yorum Yaz

Yorum Gönder