12 Kasım 2015 Perşembe

Bir Sütyen Hikayesi

Bir gün bir Türk, bir Alman, bir Fransız kadın yine Hollandaca kursundaymış. Kıyafetlerin Hollandaca'larını öğreniyorlarmış. "Beha"nın sütyen demek olduğunu söylemiş öğretmenleri. Alman olan Almanca'da da "BH" oldugunu soylemis. Zaten çoğu kelimenin Almanca ve Hollandaca'da benzer olduğunu bilen Türk bu duruma pek şaşırmamış, sadece BH'nin neyin kısaltması olduğunu merak edip arkadaşına sormuş. Alman demiş "Büstenhalter", Türkçe'de "Büst Taşıyıcı" gibi bir anlamı oluyormuş. Bu konuşmaya kulak misafiri olan Fransız, kendilerinin de aynı mantıktan yola çıkarak sütyene "Soutien gorge" dediklerini söylemiş. Türk bunu doyunca şok olmuş çünkü Fransız arkadaşı biraz önce yukarıdaki kelimeyi "Sütyen Gorj" şeklinde telaffuz etmiş. Bizim zavallı Türk ömrü boyunca sütyenin süt kelimesinden türediğini düşünürken, görmüş ki bu kelime de Fransızca'dan Türkçe'ye geçmiş. 

Dil kursu bitmiş, Türk evine gelmiş. Bir yandan akşamki bir Yunan, bir Fransız, bir Alman, bir İtalyan, bir Amerikalı, bir Kanadalı ve bir Türk'ten oluşan grup yemeğine kuru patlıcan dolmalarını yetiştirmeye çalışırken demiş ki dolmaları yakma pahasına da olsa bu bilgiyi insanoğlu ile paylaşmalıyım. 

Bu yazı yazılırken 24 adet kuru patlıcan dolması yanmıştır...
2 yorum
  1. Uzun aradan sonra bugun yeniden aklimiza gelip de yaptigimiz kuru patlican dolmalarini huplettikten bir 20 dakika sonra bu yaziyi okumam komik oldu :)

    YanıtlaSil
  2. Ben bu yazıyı yazdım, Hamburg'ta yaşayan bir arkadaşım da iş arkadaşlarına dolma yaptığını yazdı bana. Galiba biz gurbetçiler sütyen kelimesinden çok dolmaya odaklanıyoruz :)

    YanıtlaSil