25 Kasım 2015 Çarşamba

Burası "Harlem" değil "Haarlem"

Haarlem deyince aklına Amerika gelenler parmak kaldırsın! Peki o aklınıza gelen Harlem'in adının Hollanda'daki Haarlem'den geldiğini söylesem... Hikaye kısaca şöyle: New York'u Hollandalılar keşfediyor, adını da New Amsterdam koyuyor. Sonra bizim Hollandalılar gidiyor şehri İngilizler'e satmak zorunda kalıyor. İngilizler de adını New York olarak değiştiriyorlar ama semtlerin adlarıyla pek oynamıyorlar. Harlem de o nedenle aynı kalıyor. Ancak New York'taki Harlem'in pek de iyi olmayan ünü, sizi Hollanda'daki Haarlem konusunda bir önyargı içine sokmasın. Haarlem tasarım butikleri, kafeleri, güzel evleri, nehir manzarası, yeldeğirmeni, şehir meydanı, kilisesi, müzeleri ile bana göre Hollanda'nın en şık şehri. 

Nasıl Gidilir? 
Amsterdam Centraal Station'dan trenler ile ortalama 15 dakikada, arabayla ise yarım saatte Haarlem’e ulaşabilirsiniz. Kondisyonuna güvenenler için ise yaz aylarında Amsterdam'dan 1,5 saatlik bir yolculuk ile Haarlem'e ulaşabilirsiniz. 

Nereleri Görmeli?
Haarlem şehir olarak evleri, nehri, sokakları ve şirin dükkanları ile çok güzel bir şehir. Aşağıdaki listedekileri görmenin yanı sıra, sokaklar arasında gezmeye de mutlaka zaman ayırın.
  • Grote Markt: Her Avrupa şehrinde olduğu gibi burada da bir şehir meydanı olmazsa olmaz. Haarlem'e aralık ayında gidecekler için, her sene aralık ortasında bu meydanda kurulan Noel pazarına zaman ayırmalarını tavsiye ederim.
    St Bavo ve Vleeshal
  • St. Bavo Kilisesi: Grote Markt'taki bu görkemli kiliseyi görmemenize imkan yok. İçerisini gezmek isterseniz, giriş ücreti 2,50 eur. 
  • Vleeshal veya De Hallen: Yine Grote Markt'ta göreceğiniz tuğladan yapılmış, eski görkemli bina aslında et haliymiş. Bugün ise modern sanatlar müzesi olarak hizmet veriyor.
  • Spaarne Nehri: Haarlem'in içinden geçen bu nehir manzarasını görmeden olmaz.
  • Teylers Müzesi: Hollanda'nın en eski müzesi, Spaarne nehrinin kenarında kendini belli ediyor. Çok ilgi çekici ve gezmekten sıkılmayacağınız bir müze. Kalıcı ve dönemsel sergiler hakkında detaylı bilgi websitesinde var, isme tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Frans Hal Müzesi
  • Frans Hal Müzesi: Hollanda'nın altın çağından bu yana Haarlem'in ne kadar önemli bir şehir olduğunu bu müze ile görebilirsiniz. Ayrıca çocuklu aileler için de güzel bir aktivite.
  • Corrie ten Boomhuis: Bu ev İkinci Dünya Savaşı'nda sığınma amacı ile kullanılmış ve 800 kişinin (tahmini) hayatını kurtarmıştır. Evi ziyaret etmek için 2,50 eur gibi bir bağış yapmanız gerekiyor.
  • "De Adriaan" Yeldeğirmeni: Ziyaretçilere açık sayılı yeldeğirmenlerinden biri. Fotoğraflamak için nehrin karşı tarafına geçmenizi tavsiye ederim.
  • Amsterdamse Poort: Haarlem'in eski şehir kapısı. Gidin, görün, fotoğrafını çekin. Gerçekten Orta Çağ'da gibi hissedeceksiniz.
Ne Yenir İçilir:
Eskiden kilise, günümüzde ise bira fabrikası olan Jopenkerk'te bira içilir, yemek yenir ve mutlu mesut mekandan ayrılınır. Hava güzelse Cafe de Vijfhoek'un terası tek geçilir. Atıştırmalıklar ve kahve için ise Wolkers, Bagels&Beans ve Mogador (tavandaki bisiklete dikkat) tavsiye edilir. "İtalyan mutfağı candır" diyenler ise Woodstone Pizza and Wine veya De Pizzabakkers'a (nakit kabul etmiyor, kredikartı yada banka kartı ile ödeme yapabilirsiniz) uğrayabilirler. 

Spaarne Nehri ve Teylers Müzesi

Yorum Yaz

Yorum Gönder