13 Ekim 2015 Salı

Hoera 30!

Mutlu mutlu oturdum bilgisayarın başına, Disneyland'ta geçirdiğim süper 30'uncu doğumgünümü yazacaktım ki depresif bir havaya girdim ve hiç Disneyland rehberi yazmak istemediğimi farkettim. Birden aklıma "Big Three O" denilen olayın, aslında artık genç olmadığımın farkına varmam için gelişen olaylar zincirinden oluştuğunu farkettim. 

8 Ağustos gibi simetrik bir gün benim doğumgünüm ve çok ama çok severim doğduğum tarihi. Neyse şu olaylar zincirini anlatmaya başlıyım. 

Ben kısa saç insanıyımdır, uzun saçın bakması zor gelir ve o nedenle hep at kuyruğu yapar çıkarım. Geçen seneden beri saçım uzamaya başlayıp at kuyruğu yaptığımda gözüme beyazlarım batmaya başlamıştı. Ama saçımı hemencecik kestirip bu dertten kurtuluyordum. Bu sene Hollanda'ya taşınınca ve kuaförlere hem güvenememekten hem de pahalı olmasından kaynaklı, at kuyruğu modeliyle fazlaca takıldım ve bu da beyazlarımın gözümü çıkarmasına yetti. İnsanların "Senin saçın sarı, belli olmuyor." demeleri moral falan da vermiyor, çünkü belli olmaması demek olmadığı anlamına gelmiyor. Hep 22 Ağustos'ta Türkiye'ye gidince kestiririm diyip sabrettim. O tarihe kadar da boyatmayı kafama koymuştum ki saç kesilip, at kuyruğu gidip, beyazlar görünmeyince bu kararı yeniden gözden geçirmek üzere 8 Ağustos 2016 tarihine ben, aynam ve saçımın katılacağı bir toplantı düzenledim.

Sonra göz kremim bitti ve o markaya Hollanda'da denk gelemeyince ne alsam diye biraz araştırmaya başladım ki zaten 30+ kremler varmış, artık onlardan almak gerekiyormuş, içinde retinol mu ne varmış, o lazımmış artık cilde çünkü yaşlanıyormuş. Bilmeyenleriniz varsa bu şekilde öğrenmiş olsunlar onlar da.

Valla Osmanlı tokatı falan yalan, Hollanda sağlık sisteminin bana attığı o iki güzel tokatı unutmam mümkün değil. Biz buraya taşındığımızda Oki'nin çalıştığı şirket bizim sağlık sigortalarımızı yaptı ve bize sigorta kartlarımızı yolladı. Bana Temmuz ayında gibi yeni bir kart geldi ve Hollandacası bu kartla gelen kağıtların ne olduğunu anlayamayan Beliz, okumaya çalışmaktan sıkılıp eski kartı atıp yenisini cüzdanına yerleştirdi. Oki'ye akşam yeni kart geldi ama nedenini anlamadım dediğimde cevabı şu şekildeydi; "Bana email geldi bir kaç gün önce ama sen üzülme diye söylemedim, 30 oldun diye sigorta primin artmış ve o nedenle yeni kart yollamışlar." dedi. 

İkinci tokat ise bir gün eve gelen kadın dergisi olduğunu sandım şey ile başladı. Kahvemi aldım, Hollandaca seviyesi belli ama kadın dergisi işte fotoğraflara bakarım ümidiyle açtım derginin kapağını. Doktorlarla ve kadınlarla ilgili bir sürü röportajlar ve kadın hastalıkları ile ilgili bilgilendirmeler. Derginin sonunda da daha fazla bilgi için ziyaret edilebilecek bir internet sitesi yazıyor. Merak ettim, Google Chrome'dan açtım siteyi, sağ klik ile İngilizce de yaptım, ohhh herşeyi okuyorum, benden mutlusu yok derken ŞAAKKK ikinci tokat. Dergiyi 30 yaşıma geldiğim ve ücretsiz yaptırabileceğim sağlık kontrollerine teşvik etmek ve bilgilendirmek için yolladıklarını okudum. Bu dergiden 2 hafta sonra da yaptıracağım testlerin formları geldi. 

Doğumgünümü Disneyland'ta çocuklar gibi kutlarsam bu 30 yaş krizini daha kolay atlatırım sanmıştım ama olmadı... O zaman kabullenmeye çalışmaktan başka çare yok. "Gefeliciteerd met mijn 30e verjaardag!"
Yorum Yaz

Yorum Gönder