21 Eylül 2015 Pazartesi

En Yakın Komşu: Meis Adası

Bir buçuk ay sonra sonunda blogumun başına oturdum ve farkettim ki çok özlemişim. Bu süre zarfında üç haftalık Türkiye ziyaretimiz ve sonrasında tekrar buralara adapte ol, elindeki fotoğraf çekimlerini söz verdiğin tarihe yetiştirmeye çalış derken ancak yazabiliyorum. Heee bir de tam tamına 30 yaşında bir çıtır oldum, "Gelukkige Verjaardag voor Beliz!" Tabi ki de koskoca 30 yaş kutlamamı şurada yazdığım bir cümle ile geçiştirmeyeceğim. Doğumgünü yazım, coming soon...

Buralarda kaloriferler cayır cayır yanarken, yazın girdiğim en güzel denizin fotoğraflarına bakarak içimden bugün Meis Adası rehberi yazmak geldi. O zaman başlayalım bakalım.

Meis, Yunanistan'a en uzak, Türkiye'ye en yakın minik mi minik, güzel mi güzel bir Yunan Adası. Bu küçücük ada da bile bütün binaların birbiri ile uyumlu olmasını takdir ettim ki ara sokaklara girdiğimizde yeni yapılan bir kaç bina gördük ve bunlar da aynı mimari ile inşa ediliyordu. Kaş'a gitmişken ve eğer Schengen'iniz yada havalı renklerde pasaportunuz varsa bence kesinlikle görülmesi gereken bir yer.

Nasıl Gidilir?
Kaş'tan her gün Meis'e sabah 10'da gidip, akşamüstü 4'te dönen vapur seferleri var. 20-30 dakikada Meis'e varıyorsunuz. Bu seferler Meis Express ve Meis Ferry Lines tarafından gerçekleştiriliyor ve ücreti ben bu yazıyı yazdığım sene 25eur/75tl idi. Tabi ki de TL ödedik çünkü kur 3,30 civarında seyrederken böylesi daha karlı oldu. Bir de bu ücrete eğer yabancı pasaportunuz veya oturum kartınız yoksa, bana bu zamana kadar evlat acısı gibi koyan, yurtdışı çıkış harcını da eklemeniz gerekecek. Çok şükür biz bu ücreti artık ödemediğimizden 30tl cebimize kaldı. Kaş'ta herhangi bir tur acentasına gidip Meis turu alabilirsiniz. Ayrıca haftasonları akşam turları da oluyor ama ben denize girmek istediğim için çok ilgimi çekmedi.

Ne Yapılır?
Öncelikle adada TL geçiyor ve kuru biz gittiğimizde 3'ten hesapladıkları için EUR harcamaktan daha karlıya gelmişti. Bir de ben Turkcell hattımı sıkıntısız kullandım, diğerlerini deneyimleyeniz varsa yorum yazarsa sevinirim. 
Adada bir deniz taksiler var ve sizi Mavi Mağara ve Saint George Beach'e götürüyor. Kişi başı 10 eur ücretleri var. Ancak vapurdan indiğinizde ilk karşınıza çıkan deniz taksici, çoğu blogta yazan ve benim de arkadaşlarımın bana söylediği Kostas 15 eur alıyor. Ne farkı mı var? Adam uyanık geçiniyor, farkı bu. Bir de kuru da yüksek hesaplayıp, başka deniz taksiciler ile gidenlerin 30 tl ödediği turdan, bizden kişi başı 50 tl aldı. O nedenle sahilde yürümeye devam edin ve ilerdeki bir tanesine binin.
  • Mavi Mağara: Adaya ilk indiğinizde "Ben şöyle bir adayı geziyim önce" demiyorsunuz ve ilk olarak bir deniz taksiye atlayıp Mavi Mağara'ya gidiyorsunuz. Buraya öğlen 12-13'ten sonra girmek su seviyesi yükseldiği için tehlikeli. Bize yine Kostas burada bir kazık attı ve bizi ilk Saint George Beach'e götürdü ki o arada başka müşteri de alabilsin. O nedenle biz öğlen gittik Mavi Mağara'ya ve su yükseldiğinden baya maceralı bir şekilde mağaraya girdik. Kostas sırtını kafasını mağara girişine çarptı. Biz teknede 6 kişiydik ve çok korktuk çünkü Kostas yaşlıydı ve fenalaştı. Allah'tan 5-10 dakika içinde başka tekneler de geldi (ki onlar gayet profesyonelce hiç bir yere çarpmadan girdiler mağaraya) ve Kostas'a yardım ettiler, biz de böylece mağaranın içinde denize girebildik ancak çok çok kısa bir süre. Yani ne kadar söylesem az Kostas'tan uzak durun. Neyse bu kötü anıları bir kenara koyarsak, mağara mükemmel. Mağaraya ışık yansıyarak girdiği için denizi florasan mavi gibi, gerçekten doğanın mükemmelliğine hayran kalmamak elde değil. Ayrıca biz denk gelmedik ama mağarada çok insan gelmediği zaman fok balıkları da oluyormuş. 
  • Saint George Plajı: Mavi Mağara'nın ardından deniz taksi sizi bu plaja getirecek. Burası Yabancı Damat modelinde evlilikleri olan genç bir çift tarafından işletiliyor. Deniz harika. Bence Kaş'tan da, Meis'in merkezindeki denizden de çok daha güzel. Meis'in merkezinde de denize giriliyor ancak burayı görünce o denizi beğenmeme ihtimaliniz yüksek.
  • Adanın Merkezi: Saat en geç 2 gibi adanın merkezine dönmenizi tavsiye ederim. Ara sokakları gezin, yemek yiyin, kahve için, isterseniz kale ve kiliseyi görün. Eğer içki de alacaksanız adadaki free shop, Hollanda'dan falan da baya ucuzdu. 
Ne Yenir İçilir?
Adada deniz ürünleri on numara. Merkezde sıra sıra balık restoranları göreceksiniz, aman ilkine gitmeyin, Kostas'ın oğlunun. Biz Alexandra's'ta yedik (sarı şemsiyeli). Size cacığını mı, kalamarını mı, nohut köftesini mi anlatsam? Yanına da rakıdan daha çok sevdiğim ufak bir uzo açtık, caretta carettalar da bize denizin içinden kafalarını uzattılar ve Oki'mle öyle mükemmel bir yemek yedik işte. Yazıya yemeklerin, restoranın fotoğrafını koymak isterdim ama görünen o ki yemekleri silip süpürürken, fotoğraf çekmeyi unutmuşum.
Ardından komşuya gidip de kahve içmemek olmaz dedik ve yemeğin üstüne bir de Yunanistan'ın meşhur frappelerinden de içtik. Biz Meltemi cafeye gittik kahve için ve çok sevdik. Radio Cafe'nin de güzel olduğunu duydum. 

Saatlerimiz 15.30'u gösterince vapurumuza doğru yöneldik ve yine bir Yunan Adası ziyaretimden yüzümde gülücüklerle ayrıldım.


2 yorum
  1. Site tasarımı çok güzel olmuş. Restoran isimleri de çok faydalı olmuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım siz de mekanlardan memnun kalırsınız.

      Sil