6 Mayıs 2015 Çarşamba

Tommy Sale'de Kültür Şoku

Hollanda çoğu insan tarafından özgürlükler ülkesi olarak tanınır ve açık fikirli insanların memleketidir. İstanbul'dan, hatta İstanbul'un en rahat semtlerden biri olan Kadıköy'den buralara taşınmış ve taşınmadan önce de buralara gezmeye gelmiş birisi olarak bile arada kültür şoku yaşadığımız doğrudur. 

İşte o şoklardan biri de Tommy Hilfiger'ın Sample Sale'ına gittiğimiz gün yaşandı. Burada yaşayan üniversiteden arkadaşım bana Tommy Hilfiger'ın Sample Sale'ı için davetiyesi olduğunu ve bu sene kendisi müsait olmadığı için gidemeyeceğini, istersek davetiyeleri bize verebileceğini söyledi. Ben de çok sevindim ve davetiye e-mail'inden indirim binasına gideceğimiz gün ve saat aralığımızı seçtik. Her aralık 3'er saat şeklinde, mesela 12.00-15.00 veya 15.00-18.00 gibi.

Arkadaşım gitmeden önce beni içeriye çanta alınmadığı ve soyunma odası olmadığı için değişik manzaralarla karşılaşabileceğimiz konusunda bizi uyarmıştı.

İlk olarak her ihtimale karşı çanta götürmediğim için çok sevindim, çünkü girişte raf gibi bir şey yapmışlar ve kilit kapak falan yoktu ve oraya bırakacağım herhangi bir şeyim çalınabilirdi. İçeride kıyafetler askılara asılmıştı ve sıra sıra dizilmişti, her sırada orada satılan ürünün ne olduğu yazıyordu (kadın/erkek/çocuk, kazak/pantolon...vs). Başta fiyatları bir türlü göremedik çünkü bazı ürünlerde etiket vardı bazıların da fiyat bilgisi yoktu ama bir süre sonra duvarlara yansıtılmış projeksiyon ile yansıtılmış fiyatları gördük. Kıyafetleri gruplarına göre sabit bir fiyata satıyorlardı, mesela gömlekler 40 eur, kabanlar 50 eur, tshirtler 30 eur gibi. Merak edenler için bazı ürün gruplarının fiyatları uygunken, bazısı o kadar da uygun değildi.

Biz eşime bir kaç tane gömlek seçtik ve soyunma odası olmadığını ve insanların ortalıkta soyunduğu bildiğimizden askıların orada eşim gömlekleri denemek için kazağını çıkardı ve bir görevli yanımıza gelip kıyafetleri denemek için en sondaki deneme alanına gitmemiz konusunda bizi uyardı. Her ne kadar başımıza gelecekleri tahmin edip içimize tshirt ve pantolon denemek için uzun hırka falan giymiş olsak da bu uyarıya çok sevinmiştik, kendi kendimize "bak adamlar geliştirmiş kendilerini bu sene soyunma kabini koymuşlar" dedik ve kabinlere gitmeden önce bütün reyonları gezip en son deneme kabinlerine gitmeye karar verdik. 

Sonunda alışveriş sepetimiz dolmuştu ve deneme bölümüne varmıştık ki bir de ne görelim, kabin falan yok! Yaşlısı genci, erkeği kadını dip dibe kıyafet deniyor, bikini gibi ürünler de dahil. Neyse dedik biz de başladık kıyafetleri denemeye, Allah'tan hazırlıklıydık ve çok fazla utanmadan bunun da üstesinden geldik :) İlginç bir şekilde kimse kimseyi süzmüyordu, çoğunlukla insanlar hızlı hızlı kıyafetleri deneyip, karar verip soyunma alanınından ayrılıyorlardı. 

Hak verirsiniz ki bu yazıma fotoğraf koyamıyorum çünkü yarı çıplak insanların fotoğrafını çekmedim. Sonuç olarak değişik bir deneyimdi. Ancak şunu da itiraf ediyorum; İstanbul'da İsveçli bir misafirimizin isteği üzerine Çemberlitaş hamamına gitmiştik. Babam Gönenli olmasına rağmen ben hayatımda daha önce hamama gitmemiştim ve orada yaşadığım şok yanında bu deneyim solda sıfır kalır :)

Beliz
Yorum Yaz

Yorum Gönder